29 Ekim 2007 Pazartesi

Sadece bir yudum sevgi

Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat,
Sımsıcak kavuşmalar borçlusun...
Hiç bir zaman karşı çıkmadım sana.
Yürekleri sararmış insanların içinde yaşadığım acılar var,
Ve onlar kadar varoldum.
Yaşayamadığım acıları da yaşatacaksın ,
Biliyorum zamanı geldiğinde,
Ama yinede yalnızlığımla yaşıyorum seni...
İşte senin farkında olmadan yarattığın eserim ben.
Karşındayım.

Desem ki terk edip gidiyorum sende ki yaşanmışlıkları,
Umursamaz mısın acaba?
Zaten hep itilmiş duyguların gölgesinde yaşanıyor aşk acısı.
İnsan önce beyninde haykırıyor sevgi sözcüklerini,
Sonra... sonrası yok.

Hep içinde tutuyor bir ömür boyu...
Anlasana ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat.
Denizi mavi olarak görmüştüm ilk kez,
bulutları ise beyaz olarak hatırlıyorum hala.
Öptüğüm ilk kişi kayıtlardan silindi,
Utanarak dokunduğum ilk el ise hala kayıp.
Sorgulayamadığım sadece çocukluğum kaldı,
Bir de masumca seven yüreğim ve gecenin
Karanlığı kaldı ellerimin arasında.
Diğer tüm değerler ise kayıp gitti ellerimin arasından...
Şimdi ise hiçbirşeyim yok..

Bana inat tüm yaşattıkların hep şahitsiz,
Hep suğuk,hep buruk gülüşmelerde kaldı.
Tüm geçmişime inat,
Tüm bu satırlara inat,sakın unuttum sanma....
Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat,
Sadece bir yudum sevgi...

13 Ekim 2007 Cumartesi

8 Ekim 2007 Pazartesi

Sub Rosa



3-13 Ekim arasi burada Ulusal Cocukkitaplari Haftasi kutlamasi var, yani Kinderboekenweek. Her sene bir tema seciliyor, bu sene "Sub Rosa, sirlarla dolu kitaplar" olarak secilmis. Sub rosa latincede "gulun altinda" anlamina gelmektedir. Eski Misirda firavun Horus'un simgesi olan gul, Yunan ve Romalilarin hirogrifleri yanlis tercumesi yuzunden Horus "sessizlik tanrisi" olarak, yani Harpocrates ismini almistir. Neyse simdi tarihi karistirmayalim :Pp

Kisacasi gizli sakli diyelim biz buna. Bircok kutuphanede bu hafta etkinlikler duzenlenmekte. Bu haftanin pazar gunu (dun, yani 7 ekim) ise ana binada, yani buyuk kutuphanede Kinderboekenfeest, yani eglencesini kutladik. Cocuk gosterileri, orkestralar, kitap figurleri, cocuk programi sunuculari ve workshoplar. Ha iste o son bolumde beni gorevlendiridler. Cocuk muzesinden (Het Van Kinderenmuseum) katilan bir bayan ile farkli farkli sirlarla dolu sanateserleri urettik dun.




Bize 3. katta ki kocaman okuma masasi dustu, ozel bir plastik ambalajla onu guzelce sarip sarmaladik. Bu paketleme islemi yaklasik 1 saat surdu sayilir. Koca kartonu simetrik bir sekilde koymak istedigimizden o da. Hani sadece pratikligi degil, gozede hitap etmeliydi :P


Workshop 4 bolumden olusuyordu. Hepside Sub Rosa, yani o gizlilik temasini iceriyordu. Benim basinda bulundugum bolumde cocuklar kartondan kutu yapip icine sir sakliyorlardi. Aynali ve disinida ozel kitilerle susleyip, boyuyorlardi.



Baska bir bolumde camurdan "fluistersteen" yapiliyordu, yani "fısıldama taşı". Bir parca camura bicim verdikten sonra, icini hafifcene oyup, sirlarini oraya fisildadiktan sonra ozel bir tasla kapatiyorlardi sirlarini. Hani olaki tas yerinden oynayip cikarsa, sirda oyle ucup gidiyordu.

Masanin diger bir ucundaysa sir dolu mektuplar yaziliyordu. Limon suyu ile yazilip, sonra kurumasini bekliyorlar.. ve ayni eski mektuplar gibi muhurleniyor. O tarafla pek ilgilenmeye vaktimiz olmadigi icin.



Su 3 tatli kizda ilk gelen cocuklarimizin arasindaydi. "Zeesterren" isimli cocuk korosundan. Boya yapacagiz diye bircok cocuk kollarini mahfetti, ama ust bas batirmadan da cocuklarin gelisimi olmaz ki :Pp Benim bile ellerim boyadan gorunmuyordu :D Neyse ki firca yikama bahanesiyle surekli yikama firsatim oluyordu :)