22 Mayıs 2008 Perşembe

Sude

Dün yorgun ve yorucu, üstelik az uykulu ve bol sismis göz ile geçirdigim bir gecenin ardindan, öglen güzel bir haber aldim.. (daha dogrusu kendim haberi almak için gittim, hani bir seyi umud edersiniz olmaz, ama beklemediginizde olur ya, sevindirir biraz) onun gibi bir sey iste.. hava güzeldi.. ve aksamlar artik geç karariyor burada.. artik eskisi gibi üsümüyorum.. kus sesleride geliyor kulagima.. marti agitlari ve deniz rüzgarlari ile birlikte.. Oysa o kadar yakin da degil deniz.. ama geliyor iste..

Dün resimleri karistirirken Sudenaz'in geçen sene çektigim resmi denk geldi.. Hem arkadasi olan annesini görürüm, hem biraz bebek severim diye aksam misafirligine gitmeye karar verdim. Dedim ya geç karariyor hava diye.. aksam üstü mükemmel bir ahenge bürünmüstü sehir, hafta içi olmasina ragmen, sanki bir pazar sabahi bisiklet sefasina çikmisim gibi hissettim kendimi.. sali günü kuzenin lisesine gitmistim, okul durumu ile gorusmek için. Kuzenin lisesi dedigim, benim de mezun oldugum lise iste.. Hani zamaninda o koridorlar insana ucsuz bucaksiz gibi gelsede.. Bahcesini gormek, potayi, kantini.. bizim zamanimizda beyaz renk olan, sonra rengarenk dolaplari.. sonra kapilari, merdivenleri.. vay be diyor insan.. ne büyük geliyordu burasi eskiden bana.. biz büyüdükten sonra, demek küçük geliyor insana dünya.

iste dün de hangi yol üzerinde gitsem diye bir türlü karar verememistim, daha sonra o eski liseme dogru gidermis gibi yol aldim.. Arabalarin fazla bulunmadigi sakin semtlerden geçtigimden insanin icini farkli huzur kapliyor ya.. Gerçekten mavi gökyüzü ve hafif rüzgar, aklinda hiçbir sey ile yolculuk etmek insani dinlendiriyor. Ve benimde çok ihtiyacim vardi.. üstelik Sude'yi sevmeye gidecektim..

..içeriye girer girmez zaten bacaklarimda dolanmaya basladi. Annesi çay koymakla mesgul oldugunda koltukta birlikte oturduk.. legoya benzer oyuncaklari dizip bozmakla mesguldu.. Maasallah pek de bir sevimli olmus.. Hani bebeklerin birde "ayyy" deyisleri olur ya, insan bitiyor resmen. Saclari da sari sari, uçlari kivrilmis, gözler yesile dönük.. yanaklar tombul.. gözleri.. gözleri o kadar sevinç dolu ki, insan o an ne kadar kötü olsa bile, her seyi unutuyor. Birde oynarken yavas yavas sokuluyor insana.. hani öpmemek, sarilmamak elde degil :) Hani ne sansli su anne babalar diyesi geliyor insanin.. Allahin insana verdigi en güzel hediyelerden birisi olsa gerek.. Kendi canindan kanindan.. minik minik eller, issirilasi yanaklar.. inci gibi çikmis birkaç dis, güldügünde insani mutlu eden bir yüz, bir avuc sevgi.. bir avuc mutluluk..

Sonra bizim çaylar geldi, annesi Sude'yi sandalyesine oturttu, tabii hareket edemiyor, masayi karistiramiyor ya.. üstelik biz de kendi aramizda konustugumuz için ona ilgi vermiyoruz, lafa karisacam diye ugrasiyor, alt dudagini falan büzüyor, çekisiyor bize.. su sisesini ters çeviriyor, nazlanma sesleri yapiyor.. Sonra kucaga alindiginda yine o insani hayata baglayan gülücüklerden birisini sergiliyor bize.. yanagini uzatiyor öpün beni diye.. sonra kendi öpüyor, daha dogrusu öpmeye çalisiyor, dudagini yanagina koyup çekiyor.. Insan içindeki eksikligi böyle anlarda daha da iyi anliyor.
Allah uzun ve saglikli ömür versin Sude...
Hep gülesin insallah :)



Iste karsima çikan resim. Geçen sene mayis ayinda çekmisim..
40'i yeni çikmisti sanirim..

20 Mayıs 2008 Salı

Misa

"Pırlanta gibi oğlun hayatta kalsın diye, işe yaramaz oğlun ölüyor."
"Lütfen, Yune için döktüğün gözyaşının milyonda birini benim için döker misin?"

Hayatımı kurtarmak için bu kadar çaba harcama.
Kaderimde yaşamak varsa yaşarım bir şekilde.
Yazgım ölmekse kurtuluş yok, ölürüm.

Beni götür. Seul'den uzak herhangi bir yere.
Beni buradan uzaklara götür, lütfen.



Yarın yine geleceğim.
Ertesi gün de geleceğim ve ondan sonraki gün de.
Sana bakmaktan usanıncaya kadar geleceğim, bayım.
Senden tiksininceye kadar geri geleceğim.
Onun için benden gitmemi isteme. Asıl bunu yapamam işte.

Yune'nin emriyle gelmek... Senin emrinle gitmek...
Dilediğiniz gibi itip kakacağınız biri değilim ben.
Benim de istediğim şeyler var...
Sahip olmak istediğim şeyler...
Yapmak istediğim şeyler...
Ne kadar çok denesem de,
inkar edemeyeceğim şeyler var.

Ben de sizin gibi duyguları olan bir insanım.
Bunu bilmiyordunuz, değil mi?
Benim de sizler gibi bir insan olabileceğimi.

***
Hayatımda bir kerecik olsun, kendimi düşünüp, kendim için yaşayacağım.
Bu suçsa, seve seve cezamı çekmeye razıyım. -Song Eun-chae.


"Mianhada Saranghanda" (2004) * imdb

http://forum.divxplanet.com/index.php?showtopic=108380&hl=tt0468618